Thursday, January 25, 2007

Gidin, gidin, gidin

İstedim ki mutluluk Ankara'nın kuruluğunda yumuşatıcılı bir tıraş kremi olsun, yüzümden kokusu çıkmayan. İstedim ki hayat kaldırdığı taşların altına gofret büyüklüğünde ağrı kesiciler bıraksın. Başımı ağrıttınız çünkü. Bıktım sizi dinlemekten. Bıktım dertlerinizi ayıklamaktan. Bıktım sizi siz yapan kurumuş yapraklarınızı temizlemekten. Bıktım berberin çırağının gözünüzdeki küçüklüğünden. Bıktım ben olamadan sizin beni olumsuzlamanızdan. Bıktım senden insanoğlu. Bıktım geçmişindeki günahların "ben"lerinden. Bıktım hepinizden. Çıktım artık aranızdan. Kalın yalnız, kalın tansız, kalın 12'de takılan saatlerde pilsiz...
Gidin en iyisi, çünkü ben hiçbir yere gitmeyeceğim.

1 Comments:

Blogger ScriptedEcho said...

sen gitme usta. biz geliriz o zaman.

3:21 AM  

Post a Comment

<< Home