Wednesday, August 16, 2006

Arı Kar

İrademin kaybına zaman kaybını da ekliyorum.
Toplamda kayıplarım, aydınlığımdan ve karanlığımdan kopan bir tam yarım.
Beklemek, farklı bir bürünmeden sürünme halinde:
Yeni belirsizlikleri hayatıma eklemek.
Çizgiyi geçemeden teklemekle bitecek sek sek bir serüven,
Olmadan önce yağmurluğumu giyip,
Çıkmalıyım ejder başlı sırma kaşlı sokaklarına,
Geleceğimin, belki de gideceğimin.

Kararlarımın bana ait olanları,
Ufak tefek mutluluk yalanlarına dönüşmeden,
Vermeliyim sonu "ben" olan kararları.

4 Comments:

Blogger on the run* said...

sometimes, you freak me out.

4:12 AM  
Blogger Serhan Turgut said...

Yanlış anlamayın, sadece belirsizliklerin yarattığı korkularımı yenmem lazım. Ve de bu korkuları yalnız yenmem lazım galiba. Tamamen size endeksli beklentiler içindeyim ki tahmin edersiniz yorucu oluyor bu durum. Çok seviyorum sizi, çok... Ve size bağlılığımın bir derecesi yok ama bu bağlılığım bazı yükleri tek başıma almamla sonuçlanıyor, şikayet etmiyorum. Yanınızda olabilmek için yapıyorum ne yapıyorsam. Güçlü bir destek lazım bana bebik çok güçlü hem de, bazen o desteği hissedemiyorum, tabi ki belki de normalden fazla beklediğim içindir. Fransızca konusu bu yüzden çok rahatsız ediyor beni bir kere denedik çalışmayı sonra bitiverdi olayımız, hadi yaparız birlikte, toparlarız, şu zaman ayarla çalışıcaz gibi gazlar -ki bi gün sürdü- dahi yeterli aslında bana. Ama denedik olmadı gibi bir kabullenişi ben kabul edemiyorum. Benim keyfim yoksa anlıktır günlüktür yarını var öbür günü var elbet iyi olurum. Bu yüzden Fransızca önemli bir detay benim için. Bu şekilde sitem edince üzülüyorum alıngan hissediyorum kendimi, tekrar olacak ama empatinize ihtiyacım var, o kadar mutluyum ki sizi seviyor olmaktan doyasıya, herşeyi yapabilirim, ama yalnız yaptıktan sonra bir anlamı olmuyor bebik. Yanımda olun -ki biliyorum yanımdasınız- yanımda olduğunuzu hissettirin yeter. Çocuk gibi görün beni, hadi deyin ders var bugün, veya ne oldu hani yazılarını toparlayacaktın ne yaptın, İstanbul ajanslarına baktın mı ne yapacaksın, Emre'yle konuştun mu deyin, kızın yeri gelince. Hayatınızdaki gelişmelerden haberdar olup, onlara göre yanınızda olabileceğim bir yol çizmem sancılı oluyor biraz, farkındasınızdır. Size ne kadar yansıtmak istemesem de illa ki yansıyor, sevdiğim, hayatımı birikte geçirmek istediğim perimsiniz, tabi ki yansıyacak ne yapayım. Empati, bu aralar belki biraz fazlaca, ama tek isteğim bana özel bir empati bebik.

5:58 AM  
Blogger Serhan Turgut said...

Çok şey istiyor gibiyim sizden. Bence çok olmadığını düşünsem de sizin tarafınızdan bakmak lazım bu ihtiyaçlara biliyorum onun için bundan sonra size bırakıyorum bana olan tavrınızı, gerçekten müdahale etmek istemiyorum. Sizi seviyorum, yetmeli bana bu kadarı onu da biliyorum, hallederim bebik, hallederim, içiniz rahat olsun sizin için de çok zor günlerdi farkındayım bencillik yapıyorum. Sizi ve beni size bırakıyorum artık ne yaparsanız :)

6:23 AM  
Blogger on the run* said...

yüz ifadelerim mi? ses tonum mu? seçtiğim sözcükler mi? kurduğum cümleler mi? yazdığım herhengi bir şey mi ifade.siz olan? anlatın. ben ne zmn istemedim, ne zmn yanınıza gelmedim? ne zmn gizleyebildim? açın gözlerinizi. beni görmek için etrafınıza değil, yanınıza bakın, yanıbaşınıza. lütfen.

8:16 AM  

Post a Comment

<< Home